Tarihçe

Çiya Kebap, 1987 yılında Kadıköy Çarşı içinde mütevazı bir dükkanda faaliyetine başladı. Faaliyet konusu kebap, lahmacun ve pidedir.

Çiya'nın kurucusu Musa Dağdeviren, 1960 Gaziantep-Nizip doğumludur. Esas mesleği fırıncılıktır. 1987-1998 yılları arasında ustalarıyla birlikte bizzat kebap ve lahmacun tezgahında çalışır. Fırıncılık aynı zamanda anne tarafından gelen bir meslektir. Dedesi Ekmekçi Kurt Ali çevresinde sayılıp sevilen, mesleğinde usta olarak kabul edilen biridir. Dayıları, Ammi Mındık, Recep Açıkgöz, Ağa İsmet, Sağır Nazif, Ali Açıkgöz yörenin tanınmış ustaları arasındadır.

1987 yılında kendi işini kurmaya karar verdiğinde kafasında sadece kebap-lahmacun ve pide yapan bir yer değil, ilgi duyduğu ve fastfood karşında giderek yok olan zengin Anadolu yemek kültürünün unutulmaya yüz tutan tatlarının bir anlamda deneysel mutfağıdır. Ama yol uzun ve zorludur.

Küçük birikimlerle ve büyük umutlarla çıkılan bu yolda türlü ekonomik sıkıntıya, yozlaşmaya, çürümeye karşın işini seven, yaptığı işten mutluluk duyan ve kaliteden asla vazgeçmeyen anlayıştan hiç ayrılmadı. Ki bu anlayışın temelinde "işinize gösterdiğiniz saygı kendi özünüze duyduğunuz saygının bir ifadesidir" tespiti yatar. Çiya, açıldığı günden bu yana, kendini, genellikle kolay para kazanmanın bir yolu olarak görülen ve giderek yozlaşmaya başlayan -hatta yozlaşan- kebapçı anlayışının dışında tutmaya çalışmıştır. Yaptığı işe duyduğu saygı, araştırma ve bilgi sonucu zengin bir kebap mönüsü oluşur. Genel olarak bilinen kebap sayısı mevsimlik kebaplarla birlikte 40 civarındadır. Çiya da ise bu sayı uzun araştırma ve derlemelerden sonra 100 civarına ulaşır. Bunun sonucu Çiya, yeni ve değişik tatların bulunduğu bir keşifler mekanı olarak algılanmaya başlanır, hep yeni şeyler yapılması doğrultusunda zorlanır. Başlangıçta çok sık olmasa da kebap ve lahmacunun yanı sıra değişik yöresel yemekler yapılmaya başlanır. Beğenilir; beğeni itici bir güçtür, denemeler sıklaşır, talep artar. Aslında bu denemeler Musa Dağdeviren'nin bir türlü dizginleyemediği yemek yapma,yemek kültürü ve tarihine olan merakının birer denemesidir.

Denemeler sonuç verir, yeni ve farklı bir mekanın temelleri böylece atılmış olur. Çiya'nın kuruluşundan 11 yıl sonra 1998'de yine anı sokakta Anadolu mutfak kültüründe artık yörelerinde bile unutulmaya yüz tutmuş yemeklerin, kaybolmuş lezzetlerin sunulduğu, eski kültürlerin günümüze taşındığı bir "kültür sofrası" yani Çiya Sofrası açılır, Çiya Sofrası, her ne kadar kendini "Güneydoğu ve Doğu Akdeniz Mutfağı" olarak tanımlasa da Anadolu'dan Mezopotamya'ya uzanan bir coğrafyanın sonsuz zenginlikteki kültür mozayiğinin geçmişten günümüze uzanan bir yansımasıdır. Azeri, Gürcü, Türk, Arap, Ermeni, Osmanlı, Süryani, Selçuklu, Yahudi kültürlerine ait yemekler yörenin gelenek, görenek ve inançlarına uygun olarak hazırlanıp sunulur.

Çiya Sofrası'nın açılışından 3 yıl sonra Ekim 2001'de ilk kebap ve lahmacun salonundan gelen deneyimlerin ışığında müşterilerine daha rahat ve zevkli bir ortam yaratma düşüncesiyle Çiya Kebap II açılır.

Çiya, bugün aynı sokak içerisinde birbirinden uzaklığı 20'şer metreden ibaret bu üç dükkanda faaliyetini sürdürmektedir.


Mekan Özellikleri

Mekan Türü
Kebapçı
Pideci
Restoran

Çalışma Saatleri

Pazartesi: 11:00–22:00
Salı: 11:00–22:00
Çarşamba: 11:00–22:00
Perşembe: 11:00–22:00
Cuma: 11:00–22:00
Cumartesi: 11:00–22:00
Pazar: 11:00–22:00

Çiya Sofrası İletişim ve Ulaşım Bilgileri

Restoran, Kebapçı
Caferağa Mah. Güneşlibahçe Sk. No:43 Kadıköy - İstanbul

Web Sitesi İçin tıklayınız Haritayı Görmek için tıklayınız

Bu mekanı sitemizden bulduğunuzu söylemeyi unutmayınız. Sürpiz indirimler alabilirsiniz.

Çiya Sofrası Yorumları

Değerlendirme Puanı:
3.0 / 5
5.0

30/06/2018
Karşılıklı 2 farklı restoranı var, biri ev yemekleri, biri kebap, ikisi de birbirinden iyi. Birinin menüsünde olmayan yemeği de diğerinden söyleyebiliyorsunuz. Ev yemekleri kısmından vişneli kuzu etini kesinlikle deneyin. Fiyatlar yakınlardaki restoranlara göre biraz daha yüksek, yer bulmak da bazen sorun olabilir.

5.0

28/06/2018
Kadıköy’deki en iyi lokanta. 20 yıldır giderim. Kebap çeşitleri ve Akdeniz bölgesinin geleneksel yemeklerini harika yapıyorlar. Şimdilerde kimi lokantalar Çiya’nın menüsünden etkilenmişler. Lezzetli, sağlıklı ve otantik yemek için İstanbul’da gidilecek üç beş lokantadan birisidir bence.

1.0

08/06/2018
suratsız ve gevşek garsonlar (içeceği soyleyecekseniz şimdi söyleyin sonra gelmez vs) asla değmeyecek fiyat, komik derecede küçük porsiyon ve özensiz sunum. iftar vakti aç kalma korkusu olmasa direkt terkedilirdi

2.0

31/05/2018
4 kisi iftara geldik. Masada 4 adet vasat zeytin ile 4 adet cok kotu hurma vardi. Corba ve ana yemek siparis ettik, bir de findik lahmacun ve icli kofte soyledik. Tatli, salata ya da baska birsey yemedik. Hesabi istedik o da ne! Tam 306 tl!! Bu nasil hesap anlamadik. 1 porsiyon kebap 45 tl mi olur. Lezzet de sahane olsa neyse. Bir daha da hayatta gitmeyecegiz.

1.0

20/05/2018
Anadolu mutfağı üzerine olan elit mekanları sevmem. Çok övenler oldu ve bu nedenle ilk önce kendim gittim. Adana siparişi verdim ve öyle acayip bir lezzet göremedim. Lahmacunu fena değildi. Sonra da annemle gideyim dedim. Kalabalıkta yer bulup oturduk ve siparişi üç defa hatırlatmama rağmen abartısız 40 dakika bekledik. Sonunda geliyor dediler ama sinirlenip masadan kalktık. Abarttıkları kadar iyi bir mekan değil. Hemen karşısındaki favori lahmacuncum Ruhha'dan şaşmayın. Farkı göreceksiniz.